Göktürkçe Sergisi

GAZİ EĞİTİM FAKÜLTESİNDE BİR İLK: GÖKTÜRKÇE SERGİSİ

 

Gazi Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilimler ve Türkçe Eğitimi Bölümü, Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Anabilim Dalı’nın, Doç. Dr. Dilek Ergönenç Akbaba’nın danışmanlığında hazırladığı Göktürkçe Sergisi, Gazi Eğitim Fakültesi, F Blok Konferans Salonu fuaye alanında 15 Aralık 2016 tarihinde açıldı. Serginin açılışı Sayın Dekanımız Prof. Dr. Rabia Sarıkaya ile Prof. Dr. Leylâ Karahan tarafından gerçekleştirildi. İki gün açık kalan sergi; öğrenciler, öğretim üyeleri ve Türkçe sevdalısı konuklar tarafından yoğun bir ilgiyle karşılandı. Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun başta olmak üzere Edebiyat Fakültesi öğretim üyeleri, “Türkçenin Diriliş Hareketi”nin öncülerinden Yalçın Mıhçı gibi çok değerli konuklar serginin ziyaretçileri arasındaydı.

Sergide bilinen ilk yazılı metinlerimizin yer aldığı, 8. yüzyıla ait Orhun Abideleri’nde kullanılan alfabe ile yazılan yazılar; panolar, tablolar, tişörtler, iğne oyasından kaneviçeye işlemeler, ebru, ahşap, alçı, metal vb. malzemeden yapılmış eşyalar üzerine çeşitli tekniklerle yazılarak sergilendi. Sergiye anabilim dalı öğrencilerinin yanı sıra aynı anabilim dalından öğretim elemanları da eserleriyle katkıda bulundular. Müzik Eğitimi Anabilim Dalından yüksek lisans öğrencileri canlı müzikle, anabilim dalımızdan bazı öğrencilerimiz de Göktürk harfli geçici dövme yaparak sergimize katkıda bulundular.

GÖKTÜRK YAZISI

Orhun Abidelerinin bulunuşu insanlığın en büyük keşiflerinden biridir. Kendine has bir imlâsı olan Göktürk veya Orhun yazısı, 1893 yılında Danimarkalı büyük âlim Vilhelm Thomsen tarafından çözülmüştür.

Göktürk alfabesi 4 ünlü ve 34 ünsüz olmak üzere toplam 38 harften meydana gelir. Yazı sağdan sola veya yukarıdan aşağıya doğru yazılır. Kelimeler genellikle aralarına üst üste iki nokta konarak birbirinden ayrılır. Bazı ünsüzlerin yanındaki ünlünün kalın veya ince oluşuna göre iki ayrı işareti vardır. Ayrıca bazı çift ses, çift ünsüz işaretleri de mevcuttur.

Göktürk yazısında ünlüler çoğu defa yazılmaz. Yazılmayan ünlüler kelime içinde ve kelime başındadır, sondaki ünlüler ise yazılır. Araştırıcılar tarafından Göktürk alfabesinin Türk icadı olduğu belirtilmektedir. Bu yazının bazı damga ve şekillerden çıkmış olabileceği, söz gelimi “ok” okunan harfin gerçek bir oka, “y” okunan harfin yaya benzemesi vb. alfabenin Türk menşeli olma ihtimalini yükseltmektedir.

İslamiyet’ten önce, Türk yazı dilinin ilk asırlarında kullanılan bu yazıya toplumda gösterilen ilgi, son zamanlarda oldukça artmıştır. Bu tür sosyal faaliyetlerin dil ve edebiyatımıza bir ruh kattığı, kültürümüzün bir parçası olan ilk alfabemizin öğrencilerimizde bir farkındalık yarattığı kesindir. Eski Türkçe deyince artık Türkçenin sadece bir dönemi olan Osmanlı Türkçesinin anlaşılmaması gerektiği, yüzyıllara yayılan Türkçenin macerasının topluma anlatılmasının önemi, Göktürkçe Sergisi ile ortaya konmuştur.