Fakültemiz, Belçika Büyükelçisi ve Belçika Onursal Büyükelçisini Ağırladı
20 Şubat 2026 | 09:09

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesinin ev sahipliğinde, Fakültemiz Fransız Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı koordinasyonuyla düzenlenen “Belçika–Fransız Çizgi Romanı ve Uluslararası İlişkiler” başlıklı konferans, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Konferansta, çizgi romanın yalnızca estetik bir üretim alanı olmanın ötesinde; kültürel bellek, toplumsal temsil, ideoloji, kamusal söylem ve uluslararası ilişkiler bağlamlarında anlam üreten çok katmanlı bir anlatı formu olduğu vurgulandı.

Konferansa konuk olarak Belçika Büyükelçisi Sayın Hendrik Van De VELDE ile Belçika Onursal Büyükelçisi, Belçika Kraliyet Akademisi Üyesi ve Siyasal Bilimler Profesörü Sayın Raoul DELCORDE misafir edildi. Etkinliğe Üniversitemizi temsilen Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Hasan TEZER ve Prof. Dr. Serhat KARYEYEN, Fakültemiz adına Dekanımız Prof. Dr. Bilal GÜNEŞ ile Dekan Yardımcılarımız Prof. Dr. Serçin KARATAŞ ve Prof. Dr. Ekrem Ziya DUMAN iştirak etti. Ayrıca, Fransız Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurten ÖZÇELİK başta olmak üzere çok sayıda öğretim elemanı, öğrenciler ve Belçika Büyükelçiliği temsilcileri programda yer aldı.

Büyükelçi Van De VELDE’den teşekkür ve memnuniyet mesajı

Belçika Büyükelçisi Sayın Hendrik Van De VELDE, yaptığı konuşmada konuşmacı Prof. Dr. Raoul DELCORDE’un diplomasi ve akademi alanlarını buluşturan çok yönlü birikimine dikkat çekti. Konferansa gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiren Van De VELDE, böylesi nitelikli bir akademik ortamın oluşmasına katkı sunan Üniversitemize ve Fakültemize teşekkürlerini iletti.

Rektörlük adına selam ve iyi dilekler iletildi

Rektörlüğümüz adına konuşan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Serhat KARYEYEN, katılımcıları selamlayarak Rektörümüzün selam ve iyi dileklerini iletti. KARYEYEN konuşmasında; çizgi romanın yalnızca bir “anlatı türü” değil, aynı zamanda kültürel hafızayı taşıyan, dünyayı yorumlama biçimlerini görünür kılan ve farklı disiplinler arasında köprü kuran güçlü bir ifade dili olduğuna vurgu yaptı; konferansın verimli ve ufuk açıcı sonuçlar doğurmasını temenni etti.

Prof. Dr. Nurten ÖZÇELİK’ten katkı sunanlara teşekkür

Programın ev sahipliğini yürüten Fransız Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurten ÖZÇELİK, etkinliğin gerçekleşmesine katkı sağlayan Gazi Üniversitesi ve Fakültemiz yöneticilerine, Belçika Büyükelçiliği personeline ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ederek, organizasyonun uluslararası akademik etkileşimi güçlendiren bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Prof. Dr. Raoul DELCORDE’un mesleki birikimi paylaşıldı

Konferans öncesinde Prof. Dr. Raoul DELCORDE’un mesleki geçmişine ilişkin bilgilendirme yapıldı. 35 yılı aşkın diplomatik kariyeri boyunca Pakistan, New York (BM Daimi Temsilciliği), Viyana (AGİT/OSCE) ve Washington gibi önemli görevlerde bulunan DELCORDE’un; İsveç, Polonya ve Kanada Büyükelçiliği yaptığı, bunun yanı sıra “diplomatlık mesleği”ne ilişkin eserler kaleme alarak akademik çalışmalarını da sürdürdüğü vurgulandı. Bu yönüyle DELCORDE’un, diplomatik pratik ile akademik düşünceyi aynı potada buluşturan güçlü bir temsil sunduğu belirtildi.


Konferansta Öne Çıkan Başlıklar

Çizgi roman: “Zamanın mekâna dönüşmesi”

Konuşmasında çizgi romanın çocuklukla kurduğu güçlü ilişkiye dikkat çeken DELCORDE, Tintin’den başlayarak güncel grafik romanlara uzanan geniş bir yelpazede değerlendirmeler yaptı. Çizgi romanın uzun süre “kolay” ya da “ikincil” bir eğlence türü olarak görülmesinin indirgemeci bir yaklaşım olduğuna işaret eden DELCORDE, çizgi romanı tek cümleyle tanımlayan dikkat çekici bir ifadeyi paylaştı:

“Çizgi roman, zamanı mekâna dönüştürmektir.”

DELCORDE, sinemanın eylemleri zaman içinde akıtan yapısına karşılık; çizgi romanın eylemi kare içinde yoğunlaştırarak zaman akışını sayfa düzeni üzerinden temsil ettiğini, böylece anlatısal zaman ile görsel mekân arasında özgün bir estetik ve düşünsel konum kazandığını ifade etti. Bu çerçevede çizgi romanın, hem anlatı kuramı hem de görsel kültür çalışmaları açısından zengin bir inceleme alanı sunduğunu belirtti.

Tintin üzerinden siyaset ve uluslararası ilişkiler okuması

Konferansın dikkat çeken bölümlerinden biri, Tintin evreni üzerinden gerçekleştirilen siyasal ve kültürel okuma oldu. DELCORDE; Hergé’nin ilerleyen dönem eserlerinde daha eleştirel ve yer yer karamsar bir tona yöneldiğini; buna karşın Tintin karakterinin, döneminin gerçekliği içinde “büyük teoriler” yerine pragmatizm, cesaret, dostluğa sadakat ve zayıfı koruma gibi değerlerle hareket ettiğini vurguladı. Bu özelliklerin, Tintin’i “derinden Belçikalı” kılan bir karakter çizgisi oluşturduğunu ifade etti.

DELCORDE ayrıca Tintin albümlerinde yer alan Sildavya, Bordurya ve San Theodoros gibi kurgusal devlet ve semboller üzerinden çizgi romanın yalnızca hikâye anlatmadığını; diplomasi, propaganda, rejim temsilleri ve güç ilişkileri gibi temaları görünür kılarak uluslararası ilişkiler perspektifinden okunabilir bir “sembolik evren” inşa ettiğini belirtti.

Blake ve Mortimer ile “ligne claire” geleneği

DELCORDE, Hergé’nin yakın çevresinde yer alan Edgar P. Jacobs’a da değinerek Jacobs’un Blake ve Mortimer serisini; polisiye ile bilimkurgu arasında konumlanan, daha çok yetişkin okura seslenen bir çizgi roman örneği olarak değerlendirdi. Her iki sanatçının da “ligne claire (temiz çizgi)” geleneğine katkı sunduğunu belirten DELCORDE; Jacobs’un sinema (özellikle Alman dışavurumculuğu) ve opera (Gounod’nun Faust’u gibi) ile kurduğu estetik ilişkinin, yalnızca içerik düzeyinde değil; görsel kurgu ve kapak tasarımı gibi paratekst unsurlarda da belirginleştiğini ifade etti.

Tanıklık ve çizgi roman gazeteciliği: Kivu ve Persepolis örnekleri

Konferansın en çarpıcı bölümlerinden biri, çizgi romanın tanıklık ve çizgi roman gazeteciliği işlevlerine odaklanan değerlendirmeler oldu. DELCORDE, Kivu örneği üzerinden Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusunda koltan (elektronik endüstride kritik bir maden) etrafında şekillenen şiddet döngüsüne dikkat çekti. Çizgi romanın, olgusal sertliği “doğrudan teşhir” yerine estetik ve etik bir mesafe ile işleyerek insan onurunu gözeten bir anlatım kurabildiğini vurguladı. Bu bağlamda, bölgedeki mağdurlara yönelik çalışmalarıyla tanınan Nobel Barış Ödüllü Dr. Denis Mukwege’in önemine işaret etti.

DELCORDE, Persepolis’i ise İran tarihine ve bireysel hafızaya dayanan güçlü bir “tanıklık anlatısı” olarak değerlendirdi. Marjane Satrapi’nin siyah-beyaz estetik diliyle dünyanın “çirkinliğini” sanatsal bir dönüşüme tabi tutabildiğini; çizgi romanın günümüzde prestijli sanat kurumlarında da karşılık bulmasının bu dönüşümün ve meşruiyet kazanımının göstergelerinden biri olduğunu belirtti.

“Çizgi roman küçük sanat değildir”

Konuşmasının sonunda DELCORDE, çizgi romanın “ikincil/alt” bir sanat olarak görülmesine karşı çıkarak şu mesajı paylaştı:

“Çizgi roman küçük bir sanat değildir; dünyanın karmaşıklığını anlamak için güçlü bir araçtır.”

Etkinlik, katılımcıların soruları ve değerlendirmeleriyle devam etti. Yapay zekânın çizgi romanın geleceğine olası etkisine ilişkin bir soruyu yanıtlayan DELCORDE; yapay zekânın senaryo üretimi gibi alanlarda destekleyici bir rol üstlenebileceğini, ancak çizimin çizerin bedeniyle bütünleşen, el emeği, sezgi ve estetik kararlarla şekillenen özgün bir üretim pratiği olduğunu vurgulayarak çizgi romanın insan merkezli niteliğini koruyacağını ifade etti.

Konferans, bilimsel ve kültürel boyutları bir araya getiren içeriğiyle; çizgi romanın uluslararası ilişkiler perspektifinden yeniden düşünülmesine, disiplinlerarası bir tartışma zemini oluşmasına ve katılımcıların eleştirel/yorumlayıcı bakışlarının derinleşmesine imkân sağlayan verimli bir akademik buluşma olarak tamamlandı.

res-1

res-2

res-3

res-4

res-5

res-6

res-7

res-1

res-2

background image